Investing.com – Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve ekonomi dünyasının önde gelen isimleri, para politikasının geleceğinde faiz artırımlarının yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Enflasyonun yüksek seyretmesi ve jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte Goldman Sachs, daha önce bu yıl için öngördüğü faiz indirimi beklentilerini 2026 yılının sonuna kadar ötelediğini duyurdu.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon hedeflerini zorlaştırması, Fed yetkilileri arasındaki görüş ayrılıklarını da derinleştirdi. Son toplantılarda faiz oranlarını sabit tutan bankada, 1992 yılından bu yana ilk kez dört yetkilinin karara karşı oy kullanması, gevşeme yanlısı politikalardan uzaklaşıldığına dair sinyalleri güçlendirdi.
Yetkililer arasında faiz politikası tartışılıyor
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, güçlü istihdam piyasası ve yükselen enflasyon verileri ışığında para politikasında faiz artışlarının seçenek dışı bırakılamayacağını belirtti. Mevcut ekonomik durumu değerlendiren Goolsbee, masadaki tek seçeneğin faiz indirimleri olmadığını ifade ederek, enflasyonun kontrol altına alınamaması durumunda daha sıkı bir duruşun sergilenebileceğine işaret etti.
Nisan ayındaki politika kararında Fed içerisindeki bölünme dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bölgesel Fed başkanları Lorie Logan, Neel Kashkari ve Beth Hammack, gevşeme eğilimine karşı çıkarak bankanın şahin bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu. 8-4’lük bu oylama sonucu, son 34 yılın en yüksek muhalefet oranına sahip toplantısı olarak kayıtlara geçti.
Bunları biliyor musunuz?
Adil Değer, 17’ye kadar şeffaf değerleme yöntemini risk faktörleriyle birleştirerek bir hissenin iskontolu mu primli mi olduğunu anında gösterir.
InvestingPro’yu Keşfet!
Küresel kriz enflasyon hedeflerini etkiliyor
Pimco Yatırım Direktörü Dan Ivascyn, İran ile yaşanan savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın enerji fiyatlarını artırarak Fed’in %2’lik enflasyon hedefine ulaşmasını zorlaştırdığını açıkladı. Ivascyn, ABD’nin bu hedeften uzaklaştığını belirtirken; Avrupa, İngiltere ve Japonya’da ek sıkılaştırma adımları görülebileceğini, bu durumun ABD için de tamamen masadan kalkmadığını vurguladı.
Ivascyn’e göre, enflasyonist belirsizlik ortamında yapılacak herhangi bir faiz indirimi piyasalarda ters etki yaratarak uzun vadeli faizlerin yükselmesine yol açabilir. Franklin Templeton CEO’su Jenny Johnson da benzer bir görüşle, enflasyonun kontrol altına alınmasının her geçen gün güçleştiğini ve yatırımcıların korunma amacıyla enflasyona endeksli varlıklara olan ilgisinin arttığını ifade etti.
Finans kuruluşları beklentilerini güncelledi
Ekonomik verilerdeki direnç ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle Goldman Sachs, Fed’e yönelik tahminlerini radikal bir şekilde revize etti. Banka, daha önce bu yılın Eylül ve Aralık ayları için öngördüğü 25’er baz puanlık iki faiz indirimi tahminini iptal ederek, bu adımların ancak Aralık 2026 ve Mart 2027 tarihlerinde atılabileceğini öngördüğünü açıkladı.
Analistler, enerji fiyatlarındaki şokun çekirdek PCE enflasyonunu %3 civarında tutacağını tahmin ediyor. Bu durumun Fed’in elini kolunu bağladığını belirten uzmanlar, iş gücü piyasasında yeterli soğuma sağlanmadan ve enerji maliyetleri düşmeden faiz oranlarında bir indirim döngüsünün başlamasının düşük bir ihtimal olduğunu değerlendiriyor.